çocuk istismarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk istismarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2015 Salı

TRT Çocuk Kanalında Reklam Olmasın


TRT Çocuk Kanalında Reklam Olmasın! başlıklı bir imza kampanyasıdır.

TRT Çocuk Kanalında Reklam Olmasın
Ben bir ebeveyn ve eğitimci olarak çocuğumun reklamlara maruz kalmasını istemiyorum. Mecburen içeriğinde reklam olmayan yabancı çocuk kanallarına yöneliyorum. Oysa TRT Çocuk kanalında bizim Türk aile yapısını yansıtan çizgi film ve dizileri de izlemesini isterim ama reklamlar yüzünden izletemiyorum. Çocuğumun daha hiç alışmadığı, adını tadını bilmediği ürünleri reklamlar ile görüp istemesini, özenmesini doğru bulmuyorum. Benim vergilerimle işleyen ve topluma karşı sorumlulukları olan TRT’nin en azından çocuk kanalının reklamsız olması gerektiğini düşünüyorum.

TRT’nin Amacı
TRT devlet adına yayınlar gerçekleştirmek amacıyla 01 Mayıs 1964’de özel yasa ile kurulmuş, 1972’deki anayasa değişikliği ile “tarafsız” bir kamu kuruluşu olarak tanımlanmış. 1982 Anayasası yeni düzenlemeler getirmiş ve 1993’te Anayasanın 133. Maddesinin değiştirilmesi ile tekel olmaktan çıkmış ve kamu hizmeti yayıncısı olarak hizmet vermesi kararlaştırılmış.

TRT’nin Vergi ve Reklam Geliri
TRT’nin sorumlulukları arasında halkı eğitici, kültür düzeyini yükseltici programlar yapma var. Bunu “tarafsız” yerine getirebilmesi için her T.C. vatandaşı TRT’ye vergi vermekle yükümlü. Kimi ürünlerden %8 kimi ürünlerden yüzde %16’ya varan vergiler TRT bütçesine gidiyor. Bu uygulama gelişmiş diğer ülkelerde de mevcut. En bilinen örneği ülkemizde de izlenebilen BBC kanalları. Ancak aralarında bir fark var. BBC reklamsız yayın yaparken, TRT’nin her kanalına reklam alınıyor. Özel kanallar ile rekabet göz önünde bulundurulduğunda kalitesini arttırmak amacı ile reklam geliri ihtiyacı haklı çıkartılabiliyor.

Peki ya Çocuk Kanallarında Reklam?
Günümüzde uzmanlar reklamların çocuklar üzerinde olumsuz etkileri olduğu konusunda hemfikir. Ancak çocuklara yönelik yayın yapan ve devlete bağlı olduğu için sadece “eğlence” değil sorumlulukları arasında “eğitici, öğretici, kültür düzeyini geliştirici” programlar yapmak olan TRT Çocuk kanalında reklam sayısı oldukça fazla. Üstelik bu reklamların çoğunluğunu sağlıksız abur cubur reklamları ve tüketimi fişekleyen oyuncak reklamları oluşturuyor.

Abur-cubur tüketimi ile ilgili devlet kurumu olan Türkiye Halk Sağlığı Kurumu'nun web sitesinde yayınlanan uyarıların bazıları şöyle:
“...Bununla birlikte yemeklerini belirli saatte vermek, öğünler dışında abur cubur tabir edilen bisküvi, kraker, simit, kola, çikolata gibi besinlerin yenmesine izin vermemek gibi önlemlerle çocuğu düzenli bir beslenme programına alıştırmaya çalışılmalıdır... Yüksek oranda şeker ve şekerli besinler çocukların beslenmesi için olumlu değildir. Şeker alımı ile iştahsızlık ve diş çürümeleri arasında sıkı bir ilişki vardır. Bu riski azaltmak veya en aza indirmek için şekerli içeceklerin, tatlıların, bisküvi, çikolata gibi besinlerin fazla tüketilmemesi özellikle ara öğünlerde çocuklara verilmemesi bu besinler yerine taze meyvelerin tüketilmesi önerilmektedir.”
Ama TRT Çocuk bu ürünlerin reklamları ile dolu!
Ben bir ebeveyn ve eğitimci olarak çocuğumun bu reklamlara maruz kalmasını istemiyorum. Mecburen içeriğinde reklam olmayan yabancı çocuk kanallarına yöneliyorum. Oysa TRT Çocuk kanalında bizim Türk aile yapısını yansıtan çizgi film ve dizileri de izlemesini isterim ama reklamlar yüzünden izletemiyorum. Çocuğumun daha hiç alışmadığı, adını tadını bilmediği ürünleri reklamlar ile görüp istemesini, özenmesini doğru bulmuyorum. Benim vergilerimle işleyen ve topluma karşı sorumlulukları olan TRT’nin en azından çocuk kanalının reklamsız olması gerektiğini düşünüyorum.

22 Eylül 2014 Pazartesi

Pedagoji Derneği'nden Mektup

Koton yetkililerine mektup! başlıklı açık mektuptur.

Sayın Koton Yetkilileri;

Pedagoji Derneği olarak, çocukları ilgilendiren her konuda uzmanlarımız tarafından değerlendirmeler yaparak bunu ilgili kurum, kuruluş, özel ve tüzel kişiler ve kamuoyuyla paylaşmayı bir borç biliyoruz. 2014 Eylül ayı içerisinde televizyon kanallarında ve reklam panolarında yayınlanan “Çocuk Kafası Çocuk Modası” adlı reklamınızla ilgili düşüncelerimizi iletmek amacıyla bu mektubu size yazıyoruz. Bu reklamınız, içeriğinde çocuklara yönelik olumsuz mesajlar içermesi nedeniyle derneğimizin dikkatini çekmiştir. Reklamınız birkaç açıdan derneğimizce sakıncalı bulunmuştur:
  • Öncelikle çocukların, bir ürünün daha iyi pazarlanması ve satışı amacıyla kullanılmasını, çocukların öne çıkarılarak bir ürünün tanıtılmasını doğru bulmuyoruz. Reklamınız çocukların ticari kaygılara alet edildiği izlenimini uyandırmaktadır. Hâlbuki çocuğun yüksek yararı tüm kaygıların ötesinde tutulmalıdır.
  • Reklamınızda çocuklara giydirilen kıyafetler, yapılan makyajlar ve takılar ile çocuklara yetişkin tavrı verilmiştir. Bu değişiklikler çocukların bir yetişkin gibi algılanmasına neden olmuştur. Reklamdaki kız çocuklarına kıyafetleri, bakışları, hareketleri ile seksapalite atfedilmiştir. Çocuklar, çocuk olmalı, çocuksu kalmalı, onların masumiyeti korunmalıdır. Çocuk istismarının ve pedofilinin arttığı bir dönemde çocukları, özellikle kız çocuklarını, yetişkin kıyafetleri ve hareketleri ile göstermek oldukça tehlikelidir.
  • Moda, yetişkinlerin dünyasına ait bir kavramdır. Çocukların gündeminde moda yoktur. Reklamınız yetişkin gündeminde olan “moda” kavramını çocukların gündemine sokarak, çocukların ruhsal gelişimine zarar vermektedir. “Aşk, sevgili” gibi yetişkin kavramlarının çocukların dünyasına çokça girdiği günümüzde, “moda” kavramının da çocuk gündemine taşınması doğru değildir.
  • Reklamınızda “ayrıcalıklı olmak”, “tarz sahibi olmak” vurgusu çokça yapılmaktadır. Çocuklara “Ayrıcalıklı olun, tarzınız, modanız olsun.” mesajının verilmesi doğru değildir. Çocukları kıyafetleri ile ayrıcalıklı, farklı olmaya sevk etmek çocuklara yapılan büyük bir haksızlıktır. Ayrıca “Sen ayrıcalıklısın, sen özelsin, özel olmalısın.” mesajı narsizm/özseverlik tohumlarını çocuklara aşılamaktadır.
Uluslararası Reklam Uygulama Esasları’nın 18. maddesi “Pazarlama iletişiminde, çocuklarda veya gençlerde zihnen, ahlaken ya da bedenen zararlı bir etki yaratabilecek herhangi bir beyanda bulunulamaz veya görsel sunum kullanılamaz.” açıklamasını yapmakta ve  “Pazarlama iletişimi herhangi bir şekilde, tanıtımını yaptığı ürüne sahip olan ya da bu ürünü kullanan çocukların ya da gençlerin, ürüne sahip olmayan diğer çocuklara ve gençlere göre, fiziksel, psikolojik ya da sosyal avantajlar sağlayacaklarını ileri süremez.” demektedir.  6112 sayılı RTÜK Kanunu’nun 9. maddesi ise reklamların çocukların fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar veremeyeceği ve deneyimsizliklerini veya saflıklarını istismar edemeyeceğini açıkça belirtmektedir.

“Çocuk Kafası Çocuk Modası” reklamınız yukarıda belirttiğimiz gerekçelerle açıkça bu maddeleri ihlal etmektedir. Bu reklamınızı en kısa sürede yayından kaldırmanızı temenni ediyoruz. Ülkemizin ekonomik gelişimine katkı sağlamak konusunda gayret gösteren kurumunuzun, çocukları ilgilendiren çalışmalarda onların ruh sağlığını daha çok dikkate alacağını umuyoruz.

Saygılarımızla.